Ara
UYGULAMALI BİLİMLER FAKÜLTESİ

Koyun, Keçi Yetiştiriciliği Paneli İcra Edildi

18.07.2022 06:37

Üniversitemiz ve Kafkas Üniversitesi işbirliğiyle gerçekleştirilen ‘Muş Yöresi Koyun Keçi Yetiştiriciliği İle Önemli Enfeksiyöz Hastalıkları ve Korunma Yolları’ Paneli düzenlendi.

Prof. Dr. Sabahattin Zaim Konferans salonunda gerçekleştirilen panelin Onursal Başkanlığını Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Fethi Ahmet Polat ve Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Kapu yaptı. Rektör Yardımcısı ve Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Karadağ’ın başkanlığını yaptığı panel İki oturum şeklinde icra edildi. 

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan törenin açılış konuşması Rektör Polat tarafından yapıldı.  Panelin ilk oturumunda Prof. Dr. Yaşar Karadağ ikinci oturumunda ise Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Kırımoğlu moderatörlük yaptı.

Rektör Polat konuşmasında, Kafkas Üniversitesinin bu alanda önemli bir üniversite olduğuna dikkat çekerek panelin Kafkas Üniversitesi işbirliği ile yapılmasının önemine değindi.  Polat konuşmasında “Kafkas Üniversitesiyle birlikte bu paneli düzenlememiz çok anlamlı. Özelikle Kafkas Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinin çıkarmış olduğu dergi, Doğu Anadolu Bölgesinde SCI yayınları itibarıyla tek dergi. Bu panelden birlik başkanlarımızın ve Uygulamalı Bilimler Fakültesinde bu anlamda çalışan hocalarımızın beklentileri var. Benim rektör olarak en büyük beklentim Kafkas Üniversitesinden gelen hocalarımızın bizim akademik anlamdaki yürüyüşümüze katkı sunmaları, bu anlamda da hocalarımızdan söz aldık. Bilimsel dergiler editörlüğüyle ilgili de bir karar aldık. O konuda da bir adım atacağız, yönergelerimizi oluşturacağız. Muş Alparslan Üniversitesinde bundan sonra çıkacak bilimsel dergiler belli kriterler eşliğinde çıkacak. O kriterler çerçevesinde hazırlanan dergilerimiz belli bir kaliteyi tuttururlarsa SCI bir dergiye dönüşür.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Yaşar Karadağ ise konuşmasında şu bilgileri verdi: “Hayvan beslemede kaliteli kaba yem kaynağının iki ana unsuru vardır. Bunlar çayır mera ve tarla ziraatında üretimi yapılan yem bitkileridir. Bu bağlamda Muş yüzde 11,5 çayır, yüzde 34’ü mera olmak üzere toplamda 408 bin hektar çayır mera varlığı ve 65 bin hektar alanda yem bitkisi tarımı ile önemli illerden birisidir. Kaba yemin en önemli kaynağı olan ve 1 milyon 345 bin ton yeşil ot üretimi ile Muş Aksaray ile yarış halinde bazen birinci bazen de ikinci sırada yer almaktadır. Muş’un hayvan varlığına baktığımızda 335 bin 798 büyükbaş hayvan varlığı ile Türkiye’de 15’inci, 7 bin 595 manda varlığı ile Türkiye’de 6’ıncı, 1 milyon 250 bin küçükbaş hayvan varlığı ile ülkenin 7’inci konumundadır. Muş 465 bin kanatlı hayvan varlığına sahip olup, 100 binin üzerindeki kaz varlığı ile Kars’tan sonra 2’inci sırada yer almaktadır.”

Panelde konuşan İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı Mehmet Gündoğdu, konuşmasında Koyunculuğun meraya dayalı bir hayvancılık kolu olduğunu bu nedenle yetiştiricilerin mera bakım ve yönetimini çok iyi yapmaları gerektiğine vurgu yaparak şunları söyledi: “Muş denince akla tarım ve hayvancılık gelmektedir. İlimizin potansiyellerini incelediğimizde gerek hayvancılık durumu gerek tarımsal potansiyeli bunu göstermektedir. Koyunculuk meraya dayalı bir hayvancılık koludur, dolayısıyla ilk şart iyi bir meraya sahip olmaktır. Maalesef ülkemizde hayvan yetiştiricileri yararlandıkları meraların bakım ve yönetimini ihmal etmektedir. Oysa mera bakım ve yönetimi koyun yetiştiriciliğinin ana ve öncelikli işlerinden biridir. Merada ot olmazsa hayvanda olmaz gerçeğini asla unutmamamız gerekmektedir.” 

Daha sonra bir konuşma yapan Muş Koyun Keçi Yetiştiriciler Birliği Başkanı Nimet Salkım, ilin sadece tarım değil aynı zamanda hayvancılık kenti olduğunu belirterek; “Siz değerli hocaların bilgisine Koyun Keçi paydaşları olarak her zaman ihtiyacımız vardır. Sizlerden öğrenmiş olduğumuz bu bilgileri sahada yansıtırsak hayvancılık sektörümüzün daha iyi bir noktaya getirebiliriz. İlimiz bir tarım ilinden ziyade hayvancılık ilidir de diyebiliriz. 1 milyon 250 -300 bin aralığında küçükbaş hayvan varlığımız var. Ülke genelinde küçükbaş hayvan varlığı ile 7’inci sırada yer almaktayız. Biz birlik olarak en temel hedeflerimizden biri var olan hayvan varlığımızı daha iyi bir noktaya getirmektir” dedi. 

Türkiye hayvancılık ve ekonomisinde önemli bir yer tutan koyun keçi yetiştiriciliği bir sektör olarak ele alınması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. İsa Özaydın, yöremizdeki koyun, keçi yetiştiriciliği sorunlarını yakından ilgilendiren ve ekonomik kayıplara yol açan enfeksiyöz ayak hastalıkları hakkında bilgiler vererek Dünya’da bu konuda yürütülen kontrol ve eredikasyon çalışmalarını anlattı. 

Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Salih Otlu, ‘’Koyun ve keçilerde Brusellozis ve Korunma Yolları‘’ başlıklı sunumunda, Brusellozisin dünyada görülen en yaygın hastalık olarak sığır, koyun ve keçi gibi evcil hayvanların özellikle uterus, meme, testis gibi genital organlarını etkileyerek yavru atımı, kısırlık, süt veriminde azalmalara ve damızlık değerinde düşmelere neden olduğunu, hastalığın insanlara da bulaştığı için önemli bir halk sağlığı problemi oluşturduğunu belirtti.

Dr. Öğretim Üyesi Özmen İstek Muş’un gerek coğrafik yapı açısından gerekse sosyo-ekonomik yönüyle hayvancılık odaklı bir il olduğunu, TÜİK verilerine bakıldığında da ülkemiz hayvancılığı açısından 7. sırada olmasının bunu yansıttığını ifade etti. Koyun ve keçi varlığı yönüyle değerlendirdiğinde Muş’un komşusu olan illerin birçoğundan daha ileri seviyede hayvan varlığına sahip olduğunu vurguladı.
Kafkas Üniversitesi Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mitat Şahin şarbonun hala insan ve hayvan sağlığı için önemli olan zoonozlardan biri olduğunu belirtti. Şarbon bakterisinin sporlarının toprakta uzun yıllar canlı kaldığını ve hayvanları yeniden hasta edebileceğini vurguladı. Muş yöresinin de şarbon hastalığı yönünden riskli bir il olduğun, şarbondan korunmak için hayvanların meraya çıkmadan Mart-Nisan aylarında aşılanması gerektiğini, şarbondan ölen hayvanların etlerinin tüketilmemesi ve ölen hayvanların derin çukurlara gömülmesinin önemini anlattı.

Muş Alparslan Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Hayvansal Üretim ve Teknolojileri Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Özer Kurt ‘’Koyunların Beslenmesinde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar’’ başlıklı sunumunda koyun yetiştiriciliğinde besin maddesi gereksinimlerinin karşılanmasının toplam üretim maliyetleri içerisinde tek başına en büyük giderleri oluşturduğunu vurgulayarak en uygun üretim düzeylerini yakalamanın ve yıllık üretim maliyetlerini azaltmanın yeterli ve dengeli bir besleme ile mümkün olabileceğini ifade etti.

Muş Alparslan Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi  Hayvansal Üretim ve Teknolojileri Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Orhan Karadağ, “Koyun ve Keçilerde Yetiştirme Koşullarının Hayvan Refahı Yönünden Değerlendirilmesi” başlığı altında hayvanların hijyenik koşullarda ve akıllı bakım ile en üst düzeyde verim üretebileceklerinin altını çizdi.